top of page
  • ilhanyondemir

Benden size söz. 1.Bölüm. "Gerçekleri kabullenirim ama romantizmi de bırakmam."

Gerçekleri kabullenirim ama romantizmi de bırakmam.


Güzel zamanlardı. Bu sözü söylediğim günü hatırlıyorum. İnternet üzerinde sesli olarak chat yaptığımız bir arkadaş grubumuz vardı. Genelde akşam vakitleri toplanır, bir güzel kafa dağıtırdık. Tabi bu muhabbetleri baltalayan insanlar her zaman oluyor.. O yüzden grubumuzda bazı yolunda gitmeyen şeyler oldu, tavsiyelerimi de bir kısım dinlemeyince bir kopma yaşandı, daha sonra başka bir kopma ve grubu kapattım. Yine de güzel hatıralarımızla birlikte bu söz de ortaya çıktı.


Gruptan bir arkadaşım bana çok hayalperest, gerçeklerden uzak olduğumu söylemişti yanlış hatırlamıyorsam. Yani fazla romantik. Yani eğer dedi gerçekleri kabul etmezsen ve romantizmde diretirsen hayatında büyük zorluklar olacak. Ben de ona "Gerçekleri kabullenirim ama romantizmi de bırakmam." demiştim. Yani bu söz aslında hayatımda her zaman yeniliğe açık olduğumu ama bu yeniliklerin eski beni komple değiştirmeyeceğini, yeni ve eski arasında her zaman bir köprü, bir denge kurmak isteyeceğimi anlatıyordu. O yüzden diğer bir çok söz gibi bunu da bir kenara yazdım. Aklımın bana rehberlik ettiği bu anlarda, kendimi doğru yolda hissettiğim bu zamanlardaki seyahat defterime bir not olarak işledim ve elbette birilerinin denk gelip bir şeyler çıkarabileceğini düşündüm.


Hayalperestlik kötü bir şey değildir. Sadece fazla hayalcilik, hayal kırıklığı ile sonlanabilir.


Biraz da gerçekçi olmak gerekiyor şüphesiz. Örnek 40 yaşını geçmiş birinin büyük bir kulüpte futbolcu olmak istemesi gibi, eğer futbolcu değil de, örnek teknik adam olmak istese belki bir nebze daha gerçekçi olurdu. Benim hayalim yaptığım müzikle tanınmak, sevilmek ve saygı duyulan birisi olmak ki zaten yakın çevremde bu durum aşağı yukarı böyle. Hali hazırda yalnızca şarkılarımı yayınlamış değilim. Ona da çok kısa bir zaman kaldı. Yani bu hayalin, yani gerçekçilik katılmış haliyle bu idealin gerçek olacağına ben de, beni tanıyanlar da inanıyor. Gerçekçiliğe çok kapılan birisi ise hayatını hiçbir şekilde değiştirmek istemeyebiliyor. Her gün önüne koyulana razı oluyor. Her gün birilerini idare ediyor. Geldiği bu durumdan ise sadece başkalarını sorumlu tutuyor. Halbuki biraz inançlı, biraz da kararlı olsa kendinden daha zor durumda ama bir çok şeyi başarmış sayıca az kişiyi görebilirdi. Sayıca az olmasının bir önemi de yok. Önemi olan tek şey dengeleri iyi kurmak ve sonuca inanarak hareket etmek. Öyle inanacaksınız ki etrafınızdakilere sadece kabul etmek ve saygı duymak düşecek.


Bu arada başta bahsettiğim grup. Dediğim gibi anlaşamadığımız konular olmuştur ama hepsi güzel insanlardı. Buradan duyurayım eğer bir gün bana ulaşmak isterlerse, kapım her birine açık olacaktır.


Sona gelirken, söylemem gerekir; Hayal kurmayı bırakmak, yaşamayı bırakmaktır. Yaşamayı bırakmayın.

İlhan.

26 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

留言


bottom of page